ana sayfa > Bahçedeki Fener > Bir Biz Varız Çirkin, Öbürleri Hep Güzel!

Bir Biz Varız Çirkin, Öbürleri Hep Güzel!

Turgut Uyar’ın dizelerini ufak bir değişiklik ile  – ne haddimeyse – şike soruşturmalarına alet etmek istemezdim. Yıllardır deliler gibi sevip desteklediğim takımımın da bu soruşturmaların kapsamında yer almasından aşırı derecede rahatsızım. Bu tür konularda yorum yapmaya başlarken “bir x taraftarı olarak” kalıbını kullanmayı her ne kadar sevmesem de bu sefer insanlardaki algıyı biraz olsun değiştirebilmek adına “bir Fenerbahçe taraftarı olarak” söylemini dile getirmek zorundayım.

Bu konuyu, ağzından kaçan küfrün üzerini örtmeye çalışan Turgay Şeren gibi “olur mu öyle şey ya, yok ya , olmaz böyle bir şey ya, olur mu ya” diyerek değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Gram vicdan sahibi her insan gibi ben de ortada suç işleyen biri / birileri varsa cezalandırılması taraftarıyım. Ben sadece insanların bu konuya nasıl bir yaklaşım gösterdiğiyle ilgileneceğim.

Soruşturmanın başladığı günden itibaren ortaya çıkan kutuplaşma, bizdeki zeka seviyesini, bizdeki spora bakış açısını, bizdeki taraftarlık ve insanlık anlayışını gayet güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Daha birkaç gün önce Türkiye’deki kokuşmuş adalet sistemini, ikiyüzlülükte sınır tanımayan basını, siyasi iktidarın iz bıraktığı onlarca kurumu sert bir dille eleştirenler, şimdi çıkıp kendileriyle en iğrenç şekilde çelişiyorlar. Kendileriyle bu kadar çelişmelerinin farkındalar mı değiller mi bilmiyorum. Ama işin temeline “adalet”i değil de “Fenerbahçe düşmanlığı”nı yerleştirmeleri, kendilerinin samimiyetlerini yerle bir ettiği gibi, taraflar arasındaki düşmanlığı da körüklüyor. Halbuki biraz olsun objektif bir tavır sergilemek  bu kadar zor olmasa gerek. Şimdiye kadar Aziz Yıldırım dahil hiçbir yöneticiyi körü körüne savunmadım, hiçbirinin yancılığını da yapmadım. Hatta Aziz Yıldırım’ın birçok tavrından ve tutumundan da rahatsızlık duydum. Bu, kulüp adına yapmış olduğu olumlu işleri görmezden geldiğim anlamını taşımıyor. Ben sadece hiçkimseyi sarı ve lacivert renklerinden bir adım bile üste çıkarmama gayreti içindeyim. Eğer bu renkler kadar sevdiğim kişiler varsa, onlar da endüstriyel futbol anlayışının dışında kalmayı başarabilmiş, Fenerbahçe tarihine adını altından bin kat daha değerli harflerle kazımış olan sporculardır. Neyse, konudan fazla uzaklaşmayalım.

Ben bu ülkenin adaletine, adaletini kontrol edenlerine, şeref kavramından zerre nasiplenmemiş basınına, her şeyden önce ben bu ülkenin ağzından burnundan yalakalık fışkıran insanlarına güvenmiyorum. “Şike yaptınız olm, bak patır patır dökülüyor pislikleriniz” diyen ama yıllar önce kendi takımlarının yöneticileri, futbolcularının karıştığı olayları görmezden gelen insanlarına güvenmiyorum. Ülke siyasetini yorumlarken takındığı tavırları, nedense bu olaylar yaşanırken takınmayan insanlarına güvenmiyorum. Memleketin anasını ağlatan anti demokratik hükümete yüzü kızarmadan yalakalık yapan futbol yorumcularına güvenmiyorum. Yayın yasaklarını keyiflerine göre düzenleyen birimlere, basına fotoğraf sızdıran teşkilatlara güvenmiyorum.

Sokakta birbirlerine selam vermeyecek insanların Fenerbahçe’yi elele yerle bir etme girişimlerine karşı biz ortaya İslam Çupi’yi koyuyoruz. Lefter’i, Cemil’i, Can’ı, Fikret’i, Zeki’yi koyuyoruz. Biz ortaya “KOCAMAN” yüreğimizi koyuyoruz. Biz ortaya eskitemeyeceğiniz “ÇUBUKLU” sevdamızı koyuyoruz.

Soruşturmalarınız, hukuka aykırı hareketleriniz, gözümüzü yaşartan birlik ve beraberliğiniz, çirkef söylemleriniz, (aslında hiçbir zaman var olmayacak) beyin kıvrımlarınız sizin olsun. Varsın yeryüzündeki her şey güzel, tek çirkin biz olalım. Biz amatör küme maçında takımımızı desteklerken kınalı bölgelerinizle gülün.

Elinizi vicdanınıza koyup “bu işte bir mantıksızlık var, bir şerefsizlik var” demediğiniz sürece hiçbir şey tarihe geçen çirkinliklerinizi örtmeyecek.

Şampiyonluklarınız, kupalarınız mümkün olacak ama insan olmanız asla mümkün olmayacak.

Bu yazıyla eş dost başka bir yazı yok.

Mevzubahisler: Bahçedeki Fener Etiket Fiyatlari:
  1. Pek Sallayan Olmamis.
  1. Gerisingerisiz Bir Hayat